Daha önce baz
istasyonlarının ‘uzun vadede zarara neden olacağına’ hükmeden
Yargıtay son kararında ise ‘uzun vadede zarar verir’ gibi nedenlerle
dava açılmasını hukuka uygun bulmadı
Yargıtay da ‘baz’ın içinden çıkamadı
Daha önce baz istasyonlarının ‘uzun vadede zarara neden olacağına’
hükmeden Yargıtay son kararında ise ‘uzun vadede zarar verir’ gibi
nedenlerle dava açılmasını hukuka uygun bulmadı
Yargıtay’ın baz istasyonlarının yerleşim alanlarında kurulup
kurulmayacağına yönelik davalarda verdiği farklı kararlar kafa
karıştırıyor.
2008 ve 2009’da bakılan davalarda, baz istasyonlarının “uzun zaman
diliminde insan sağlığında zarara neden olacağı” ve “para ile
ölçülebilen bir zarar olmasa da insanların psikolojik yapısında
tedirginlik ve ümitsizlik yarattığı” gerekçesiyle yerleşim
yerlerinden uzaklaştırılmasına karar veren Yargıtay 4. Hukuk
Dairesi, bu yıl sonuçlandırdığı bir başka davada “uzun vadede zarar
verir”, “baz istasyonu yakın mesafede”, “görünce moralim bozuluyor”
gibi “kanıtlanmayan, soyut” nedenlerle dava açılmasını hukuka ve
yasalara uygun bulmadı.
Tedirginlik ve ümitsizlik
Baz istasyonlarının yerleşim yerlerinden sökülmesi ve istasyonu
işleten GSM operatöründen tazminat talebiyle açılan davaların temyiz
incelemesi Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılıyor.
Daire, 2008’de baktığı bir davada, baz istasyonunun “para ile
ölçülebilen bir zarar olmasa da çevre binalarda oturanların
psikolojisini olumsuz etkileyerek zarar vereceği” gerekçesiyle
yerleşim yerinden uzaklaştırılmasına hükmetmişti. Kararda, GSM
operatörlerinin baz istasyonunun kişilere ve çevreye bir zarar
vermediği, herhangi bir olumsuz sonuç yaratmadığı iddialarını
kanıtlaması gerektiği vurgulanmış, “İnsanların psikolojik olarak
yaşamını olumsuz biçimde etkilemekte ve bunun da insanların
psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı açık olup,
davacıların zarar gördüğünün kabulü gerekir” değerlendirmesinde
bulunulmuştu.
Olumsuz etkilenir
Aynı daire, 2009’da baktığı başka bir davada da, mevzuata ve
yönetmeliğe uygun kurulup işletilen baz istasyonlarının bile “uzun
zaman diliminde zarara neden olacağına”, bu nedenle yerleşim
yerlerinden uzak, uygun bir yere taşınmasına hükmetmişti.
Bu kararda da “baz istasyonunun yaydığı radyasyonun referans
değerlerinin altında olsa bile meskun alanlarda yarattığı
radyasyondan dolayı, bu alanlarda uzun süreli radyasyona maruz
kalacak insanların sağlığının olumsuz yönde etkilenecektir”
denilmişti. Kararda, “Çevredekiler için gelecek ve uzun zaman
diliminde büyük endişe, psikolojik yapısında tedirginlik ve
ümitsizlik yaratarak, kişilerin çalışmasını ve sağlık değerlerini
olumsuz etkileyecek ve zararlı sonuç doğuracaktır.
Bir istasyon, yönetmeliğe uygun çalıştırılsa dahi zarar veriyorsa,
yönetmeliğe uygun olduğundan söz edilerek zarar verenin
sorumluluktan kurtulması mümkün değildir” ifadeleri yer almıştı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bu yıl temyiz incelemesini yaptığı bir
davada ise yerleşim alanında kurulu baz istasyonunun sökülmesine
karar veren yerel mahkeme kararını bozdu.
Şimdi soyut oldu
Daire, bozma kararında, baz istasyonlarının limit değerlere uygun
bulunmadığının ispatlanması gerektiğine işaret ederek,
“Kanıtlanmayan, soyut, ‘uzun vadede zarar verir’, ‘baz istasyonu
yakın mesafede’, ‘görünce moralim bozuluyor’ gibi nedenlerle dava
açılması ve dava sonunda baz istasyonunun sökülmesine karar
verilmesi hukuka ve yasalara uygun değildir” değerlendirmesinde
bulundu.
Daire, bu kararında “limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun
olduğu anlaşılan” baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmesinin
doğru olmadığına hükmetti.
Yargıtay da söktürmüştü
Yargıtay Başkanlığı, bünyesinde çalışan bazı üye ve idari personele
kanser teşhisi konulması üzerine Yargıtay’ın çatısında bulunan baz
istasyonlarının kaldırılmasına karar vermişti. “Cep telefonlarının
daha iyi ve yüksek frekansla haberleşmesinin sağlanması amacıyla”
Yargıtay ana binasının 3 noktasına yerleştirilen sabit baz
istasyonları, bazı üye ve idari personelin sağlıkları üzerinde
olumsuz etki yarattığı iddiaları üzerine 26 Eylül 2007’de
sökülmüştü.